12 Ocak 2015 Pazartesi

Dışa Açık Bina

   Bu sefer dışa açık bir binadayım. Burada dışa açık anlamında kast ettiğim binanın dışarıya saydam, yani bir nevi inşaat haline benzer bir yapıda olması. Özellikle dikkatimi çeken ise, binanın sadece uzun merdivenlerden oluşması. Bina çok kalabalık ve ben en tepesinde yer almaktayım. İnsanlar bir karmaşa halinde sağa-sola dağılmış vaziyetteler. Oysa ki ben burasının bir kütüphane olduğunu zannediyorum. İnsanların bu hareketleri gözüme çok anlamsız gelmekte. Bu arada birdenbire içlerinden birisi binaya bomba konduğunu, dolayısıyla binayı boşaltmamız gerektiğini söylüyor. İnsanlar paniğe kapılarak kaçmaya çabalıyorlar. Bense, kayıtsız bir şekilde olanları izliyorum. Bu insanlara karşı oluşan yabancılaşma duygusu beni rahatsız etmeye başladıktan sonra, kendimi binanın tepesinden aşağıya doğru koyveriyorum. Düşme anında çok yavaşım ve sonunda bir kata tutunuyorum. İndiğim bu katta kitaplara göz atıyorum, fakat hiçbirisi ilgimi çekmiyor. Bu arada panik yatışıyor ve kendimi bir anda binanın dışında buluyorum. Dışarıdan gördüğüm kadarıyla bina sıradan ve üzerinde hiçbir değişiklik olmamış.
   Bina kuşkusuz benim hayatım. Yaşamımın olabilecek en doruk noktasında yaşamaktayım. Fakat insanların bu koşuşturmaları bana çok anlamsız geliyor, ben sadece gözlemciyim. Aşağı düşmem ise, gerçeği simgelemekte. Yaşantımız bina kadar gözlenmeye açık ve tanrının gözü üzerimizde. Kütüphanenin simgelediği bilgi adası şaşkın insanlar tarafından bomba konulmuş bir yapı halini almış. Topluma uyum sağlamalıyım. Ben de onlar gibi olmalıyım. Fakat bir anda takılarak, yine eski alışkanlıklarımı korumaya çalışıyorum. Oysa ki onlar artık ilgimi çekmekten uzak ve önemlerini yitirmişler. Artık yaşamdan çıkmanın vaktinin geldiğini düşünüyorum ve çıkıyorum. Görüyorum ki, hayat hep sabit, her şeye rağmen fazla değişmemiş.. 4 Mayıs 1998  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder